| |||
| |||
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|

|
|||||||
| Benim Memleketim Burada kendi şehrinizi, kasabanızı, köyünüzü tanıtabilirsiniz |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
EDİRNE
Edirne, Marmara Bölgesi'nin Trakya kısmında yer alır. Güneyinde Ege denizi, kuzeyde Bulgaristan, batıda Yunanistan, doğuda Tekirdağ, Kırklareli ve Çanakkale ileri ile çevrilidir. Yüzölçümü 6.276 km² olan Edirne'nin, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 41 metredir. Edirne, idari olarak, biri merkez ilçe olmak üzere 8 ilçe ve 248 köyden oluşmaktadır. Edirne ili, Trakya Yarımadasında; kuzeyde Istranca Dağları, güneyinde Koru Dağları ve Ege Denizi-Saroz Körfezi, batısında Meriç Nehri ve Meriç Ovası, doğusunda da Ergene Ovasını içine almakta olup, il topraklarının % 80'i tarıma elverişlidir. Türkiye'nin batı sınır topraklarının önemli bir bölümünü içine alan ilin Bulgaristan'la 88km'lik bir sınırı vardır. Bulgaristan'la olan sınır, Kırklareli il sınırından başlayarak, Tunca Irmağı'nı kesip, güneybatı yönünde uzanarak Meriç Irmağı'nda sona ermektedir. Burada, Türk, Bulgar ve Yunan sınırları birleşmektedir. Meriç Irmağı, ilin Yunanistan'la sınırını oluşturur. Irmağın doğu yakası Edirne, batı yakası Yunanistan'dır. Edirne-Yunanistan sınırının uzunluğu 204 km'dir. Bu sınır, Enez'de sona ermektedir. Balkan Yarımadası'nın güneydoğu kesimindeki Trakya Bölgesinde yer alan Edirne ili, yeryüzü şekilleri bakımından çeşitlilik gösterir. Bu çeşitliliği, farklı yükseltiler gösteren dağ ve tepeler ile, daha az yükseltide olan platolar ve ovalar oluşturur. İlin kuzey ve kuzeydoğusu ile güney ve güneydoğusu dağlar ve platolar ile kaplıdır. İlin önemli akarsularından olan Meriç, Tunca, Arda ve Ergene nehirlerinin debileri Mart-Nisan aylarında yoğun yağışlara bağlı olarak maksimum seviyeye ulaşmaktadır. Yaz aylarında da normal debilerini muhafaza etmektedir. Yörenin en önemli tarım potansiyeli olan çeltik ekim ve sulama zamanlarında ise nehir debileri en az seviyeye ulaşmaktadır. Edirne, akarsular dışında kalan yüzey sularını, doğal göller, barajlar, rezervuarlar ve göletler oluşturmaktadır. Doğal göllerin başlıcaları Meriç'in denize döküldüğü Enez yöresindedir. Bu göller gala, Dalyan, Taşaltı, Tuzla, Bücürmene, Sığırcık ve Pamuklu gölleridir. Edirne, her Akdeniz ikliminin hem de Orta Avrupa'ya özgü kara ikliminin etkisi altında kalan bir geçiş bölgesidir. Bölge Karadeniz, Ege ve Marmara denizlerin de etkileriyle zaman zaman ve yer yer farklı iklim özellikleri gösterir. Kışları, Akdeniz iklimi etkisini gösterdiği zamanlarda ılık ve yağışlı, kara iklimi etkisini gösterdiğinde de oldukça sert ve kar yağışlı geçmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, bahar dönemi yağışlıdır. İlin bitkisel üretim açısından önem taşıyan Ergene Havzası'nda ise sert bir kara iklimi egemendir. Çevresi dağlara sınırlı olan bu yörenin denizlerden gelen yumuşatıcı etkilere kapalı olması bu iklim yapısını ortaya çıkarmaktadır. Yıllık ortalama sıcaklık 13,4 °C, en yüksek sıcaklık 41,5 °C Temmuz ayında, en düşük sıcaklık –22,2 °C Ocak ayında gerçekleşmiştir. Yıllık ortalama yağış miktarı 585,9 mm ve yıllık ortalama nispi nem % 70'dir. Edirne 2000 nüfus sayımına göre (119.298) nüfusu ile Trakya'nın İstanbul'dan sonra ikinci büyük kentidir. İlin toplam nüfusu ise (402.606) dir. Kent nüfusumuzun gösterdiği seyir, Edirne'nin tarihsel, sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda yaşadığı gelişmelere sıkı sıkıya bağlıdır. Osmanlı Döneminde başkent iken imparatorluğun en büyük kenti olan Edirne'de nüfus hareketleri düzensiz bir seyir takip etmiştir. İl Merkezinin yıllık nüfus artış hızı Binde 15.32 dir. İl'in toplam nüfusu ise 1997 yılı sayımına göre artmış olup yıllık nüfus artış hızı Binde eksi 0.49 dir. İl ve İlçe merkezlerinin yıllık nüfus artış hızı ise Binde 9.29, köylerin yıllık nüfus artış hızı ise binde eksi 12.30 dir. 2000 Yılı Nüfus Sayımı ilimize ait sonuçlar aşağıya çıkartılmıştır. --OSMANLI BAŞKENTİ EDİRNE-- Edirne'de doğan II. Mehmet (Fatih) babasının 1451'de ölümü üzerine doğduğu şehirde tahta çıktı. Edirne bu dönemde İstanbul kuşatmasının hazırlıklarına sahne olurken, İstanbul surlarını döven toplar bu kentte döküldü. 1453 yılında İstanbul'un fethedilmesinden sonra Edirne başkent unvanını İstanbul'a devretse de Rumeli akınları nedeniyle imparatorluk için ikinci merkez olarak önemini sürdürdü. Fatih, çoğu seferini bu kentte planladı. Eğlencelerin en renklilerinin yaşandığı kent, 1457 yılında şehzadelerin bir ay süren sünnet düğünlerine de sahne oldu. Fatih'in ardından 1481 yılında tahta çıkan II. Bayezit zamanında Edirne'de onun adıyla anılan külliyenin temelleri atıldı. Yine o dönemde, 1509 yılında 'küçük kıyamet' diye adlandırılan büyük bir deprem yaşandı. Edirne II. Bayezit ve oğlu I. Selim (Yavuz Sultan Selim) arasındaki mücadeleye de tanıklık etti. Tahtını I. Selim'e bırakmak zorunda kalan II. Bayezit Edirne yakınlarında Sazlıdere'de öldü. İran ve Mısır seferlerinin hazırlıklarını bu şehirde yapan I. Selim'in ölümü de Edirne yolunda öldü. OSMANLI BAŞKENTİ EDİRNE Sultan Süleyman (Kanuni) 1520 yılında padişah olunca başlattığı Belgrad Seferine Edirne'den yola çıktı. Kanuni Süleyman zamanında büyük gelişme gösteren şehrin su yolları Haseki Sultan tarafından bu dönemde yapıldı. II. Selim de Edirne'yi seven hükümdarlardan biri olarak saltanatının önemli bir kısmını Edirne'de geçirdi. Kentin en önemli eserlerinden Selimiye Camii de bu sevginin bir ürünüdür. II. Selim'den sonra gözden düşen Edirne, I. Ahmet döneminden başlayarak 17'nci yüzyıl boyunca yine büyük ilgi gördü. Bunun nedeni Edirne'nin o yıllarda moda haline gelen avcılık için uygun bir alan olmasıydı. Ayrıca o dönemde gerçekleşen Avrupa seferleri, Edirne'nin önemini daha da artırdı. Tunca üzerinde yapılan kayık sefaları da I. Ahmet zamanında başlamıştı. 1658 yılından sonra Edirne'ye gelen IV. Mehmet zamanında şehir çevresi gezinti yerleri, avlaklar ve köşklerle donatıldı. Edirne'den başlayan seferler ve seferlerin getirdiği canlılık nedeniyle kent en parlak günlerini yaşıyordu. 1683 yılından sonra Edirne'nin parlak döneminin sona erdiği görülür. Edirne yine her yıl Osmanlı ordularının toplandığı bir merkez durumundaydı ama, üst üste gelen yenilgiler sonucunda Macaristan'dan Balkanlar'dan ve düşen Osmanlı kalelerinden gelen asker ve göçmenlerle dolup taşıyordu. Edirne bu dönem çeşitli iç karışıklıklara da sahne oldu. 1695 yılında Eski Cami'de kılıç kuşanarak tahta çıkan II. Mustafa, ordusunun başında üç kez sefere çıktı. 1699 yılındaki Karlofça Antlaşması'ndan sonra bir süre İstanbul'a giden II. Mustafa çok sevdiği Edirne'nin ve avlaklarının özlemine dayanamayarak Edirne'ye yerleşti. Bu tutum, İstanbul halkının, özellikle ulema sınıfının geçim sıkıntılarına neden sayıldı ve 1703 yılındaki Edirne Ayaklanması olarak anılan olayla II. Mustafa'nın saltanatı sona erdi. Edirne Ayaklanması kentin gelişimini büyük ölçüde etkiledi. Eski üstünlüğünü yitiren şehir, ancak yeni seferler için İstanbul ve Anadolu'dan gelen birliklerin konakladığı bir üs konumuna gelmişti. III. Ahmet'ten sonra, 19. yüzyıl başlarında II. Mahmut'un gezisine değin Edirne uzun yıllar boyunca padişahların uğrak yeri olmaktan çıktı. |
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
Cevap: Türkiyenin İncisi Serhad kenti EDİRNE
ebet ebet ben BuraaLıyım
![]()
__________________
Sende sevgisizliği sevdim. İyi oldu gelmediğin. Bu yol korkaklar için değildir İyi oldu gelmediğin. Bu sulardan her babayiğit içemez, Bu köprüden her benim diyen geçemez, İyi oldu gelmediğin Yumuşacık yürek gerek, Sevgi kadar derin gözler, İnançlı bir bilek gerek İyi oldu gelmediğin. Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan Yaşarsın Sen,okyanus mavisine uzaklardan bakarsın, Biz, yürüyemeyeceğin kadar uzak, Düşleyemeyeceğin kadar renkli, Ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik. Sen, açık denizlerden habersiz bir balık, Yalçın tepelerden uzak bir martısın. Sen, benim için korkak, Herkes için heryerdeki insansın. İyi oldu gelmediğin. Alınmanı istemem, Darılman üzer beni, Sana yalan söyleyemem. Tabi, hep sevdim seni, Sende sığ suları, sende martıları, Açık denizden habersiz balıkları, Sıradan insanları. Geçemeyeceğin köprüleri, Düşleyemeyeceğin mavileri Sende korkaklığı sevdim. Sende sevgisizliği sevdim.
İyi oldu gelmediğin.. |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Avrupa'nın en iyi üçüncü kenti | BoniBon | Güncel Konular - Haberler | 0 | 07-19-2007 05:19 AM |
| Yangın binlerce yıllık antik kenti yok etti | BoniBon | Güncel Konular - Haberler | 0 | 07-10-2007 08:11 PM |
| [Coğrafya] Türkiyenin İklim Özellikleri / Dönem ödevi indir | RemziCan | Eğitim Programları | 0 | 05-18-2007 04:55 AM |